Kayıtlar

Eylül, 2025 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

BAHAR

 Çocukluğuma dair şöyle bir an geliyor aklıma: erik ağaçları çiçeklenmiş bir an önce erikler büyüse de yesek diye gün sayıyoruz, çilekler de yeni yeni olmaya başlamış koparıp yemek için biraz daha kızarmalarını bekliyoruz derken bekleyemiyoruz; o çocuk olmanın verdiği sabırsızlıkla bahçede ne erik bırakıyoruz ne de çilek. Bisikletimi kış uykusuna yattığı garajından çıkarmışım, artistik hareketler eşliğinde mahalleyi turluyorum. Annemin okula giderken sımsıkı bağladığı saçlarımı çözmüşüm, taze bahar havasını hissediyorum her bir telinde. Piknikler başlamış evden zeytini, peyniri kaptığımız gibi koşa koşa arkadaşlarla çeşmenin önünde buluşmaya gidiyoruz, o heyecanla beş dakikada yiyip bitirdiğimiz pikniğimizin ardından, topladığımız papatyalarla taç yapıyoruz saçlarımıza. En güzel tacı yapan kazanıyor. Çimenlerde yuvarlanıyoruz, Karadenizimin yokuşları sağolsun. Yuvarlandıkça, yemyeşil çimenlerin arasında beliren kıpkırmızı gelinciklere doğru sürüyorum yüzümü. Bir tablonun içinde yaş...